Lviv; Üç Kuruşa Beş Köfte

Merhaba, Lviv

Bugün size, seyahatimin üzerinden 6 ay kadar geçmiş olmasına rağmen zihnimde hala dün gibi hatırladığım keyifli anlar bırakmış bir şehirden, Ukrayna’nın Avrupalı güzelinden, Lviv’den bahsedeceğim.

Avrupalı güzeli diyorum; zira şehir merkezinde gördüğüm binaların, eserlerin, dükkanların, park ve bahçelerin bazı Avrupa şehirlerinde karşılaştığım zerafettten, izlerken bana verdikleri keyiften neredeyse fazlasını verdiğini söylemeliyim. Kuru havada olduğunda da ıslakken de ayrı bir güzel göründü gözüme. Burada daha fazlasını da söylemek isterdim, hatta dilimin ucuna gelen bazı duygu ve düşüncelerim de var ama susarak sansür koymayı tercih ediyorum 🙂 En iyisi şehirle bizzat hasbihal…

Şehre hava yolu ile geldiğimizi ve havalimanından bindiğimiz bir dolmuşla şehre yarım saat kadar süren bir yolculuktan sonra ulaşabildiğimizi şuradaki yazımda ifade etmiştim. Şehir merkezine gelirken kolaylıkla görebileceğiniz, hissedebileceğiniz; hemen her yerine sinmiş sefalet ve terkedilmişlik… Parkların, bahçelerin, yüksek ağaçlar ve yeşillikleriyle gizlemeye çalıştığı bu gerçekle yüzleşmeniz dolmuştan inmeniz ve şehre adım atmanızla bir oluyor. Ukrayna’yı ilk ziyaretim olan bu günlerde Lviv’de ve Truskavets’te bulunmuştum ve unutamadığım şeylerden biri gönlümce harcama yapmama rağmen elimdeki paranın bir türlü azalmıyor oluşuydu. Diğer bir ifade ile 3 kuruşa 5 köfte alabiliyordum 🙂

Lviv, Polonya sınırı ile komşu, tarihte Polonya, Ukrayna ve Avusturya Macaristan arasında gidip gelmiş, şehirdeki mimari de sanırım bu dönemlerin izlerini taşıyor ayrı ayrı.

Binalar, mimari demişken gelin birkaç fotoğraf paylaşayım:

Rynok Meydanı , Lviv

Rynok Meydanına Çıkan Yollar , Lviv

Opera Binası, Lviv

Opera Binası

St. Andrew's Church, Lviv

St. Andrew’s Church önünde

Lviv, Şehir içi, Sokak Sanatçısı

Şehir içi, Sokak Sanatçısı, Rynok Meydanı,  Lviv Coffee Mining Manufacture önünde

Rynok Meydanı şehrin kalbinin attığı yer. Birbirinden şık kafeleri ve restoranları hem meydanda hem de meydana açılan sokaklarda görmek zor değil. Meydanda yer alan ve “Slava Ukraina” diyerek girebildiğiniz Kryjivka isimli bir restorandan, kahvenin envai çeşidini tadabileceğiniz Lviv Coffee Mining Manufacture’a ve hediyelik eşya dükkanlarının en güzellerine burada rastlayacaksınız.

Kryjivka isimli restorana kapıdaki Ukrayna askeri kılıklı kişiye, parolayı sorduğunda “Slava Ukraina” diye cevap vererek girebiliyorsunuz. Burası İkinci Dünya Savaşı’nda sığınak olarak kullanılmış bir bodrum kat aslında. Dışarıdan fark edilmesi biraz zor, kapısında kiril harfleri ile Криївка yazıyor, bu tabelayı gördüğünüz kapıdan içeri girin, Rynok Meydanında, Lviv Coffee Mining Manufacture’a doğru giderken sağda yer alıyor. Gece, kapısındaki kuyruktan fark etmem pek de zor olmamıştı. 15 dakika kadar kuyrukta bekledikten sonra içeri girebildiğim bu restoranın üst katında da Mason Locası tarafından kullanıldığını öğrendiğim bir başka mekan var, merdivende aşağıdaki gibi bir de flama bulunuyordu, soldaki kapı Kryjivka restoranın girişi.

Kryjivka (Криївка) Restoran Girişi, Lviv

Kryjivka (Криївка) Restoran Girişi

Kryjivka (Криївка) Restoran Girişi, Lviv

Kryjivka (Криївка) Restoran Girişi

Kryjivka (Криївка) Restoran, Lviv

Kryjivka (Криївка) Restoran

Restoran, Ukrayna savaş araç gereçlerini de görebileceğiniz çok ilginç bir yer. Restorandayken irkildiğim bir mizansenle de karşılaştım: Bağırarak içeri gelen bir Ukrayna askeri kılıklı adam “Nerede o Rus?” diyerek müşterilerin arasından gözüne kestirdiği bir bayanı boğazından tutup içeri götürdü ve içeriden bir el silah sesi geldi 🙂 gerçekten farklı bir yer, deneyimleyin. Bu arada Lviv’de, mağazalarda, İngilizce konuşan tezgahtar bulmak zor olsa da Rynok Meydanı’nda yer alan bu gibi mekanlarda İngilizce anlaşabilmeniz mümkün. Gitmeden birkaç kelime Rusça çalışsanız da işe yarar, çekinmenize gerek yok Rusça biliyorsanız da konuşun.

Gelelim zihnimde yer eden diğer mekana: Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Burası bir kahve cenneti, kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren sizi kendine çekiyor. Çok çeşitli kahve çekirdeklerinin kavrulup çekildiği, kahve müdavimi iseniz içinden çıkmakta zorlanacağınız bir yer. Tatlı ve tuzlu ürünleri ile nefis kahvelerinden sipariş edebilir ve caddeden gelen geçeni izleyebilirsiniz. Mekanın bodrum katı da sanki bir kahve madeni imiş gibi tasarlanmış mutlaka görmelisiniz ve bu katta yer alan pürmüz ateşiyle servis edilen kahvesinden bahsetmezsem olmayacak. Tıka basa dolu olsanız da pürmüzlü kahveden tatmalısınız. Aslında bir numara yok 🙂 bildiğiniz latte köpüğü üzerine dökülen toz şeker pürmüz ateşi ile yakılıyor ve karemelize bir hal alıyor, güzel olan sunum izlemesi keyifli. Mağaza o kadar geniş bir alana kurulu ki bodrum kattan çıkarken mağazanın canlı müzik yapılan yerinde buluyorsunuz kendinizi, burada harika bir dinleti ile gününüzü gün edebilirsiniz “I feel good, dını nını nını nı, so good dı dı soo goood dı dıı i feel good :)”. Mağazasından kahve almayı da ihmal etmeyin. Kahveyi pazarlama zekalarını görünce yüzünüzde bir tebessüm belirecek, zira “yağmurlu gün kahvesinden lezbiyen kahvesine” pek çok çeşit mevcut 🙂

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture, Likörle servis edilen Ukrayna Kahvesi

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture

Львівська копальня кави / Lviv Coffee Mining Manufacture, Kahveler Kahveler

Rynok Meydanı, Sokak Sanatçısı , Lviv

Rynok Meydanı, Sokak Sanatçısı , Lviv

Sahaf, Lviv

Sahaf, Lviv

Lviv, Şehir içi, Fayton

Lviv, Şehir içi, Fayton

Yukarıda söz, yeme içmeden açılmışken İstanbul Restoranı ile devam edeyim, bir önceki yazımda damak tadımıza uygun servis yapan Buhara ve Kırım Restoranlarından bahsetmiştim. Lviv’de ise sanırım en yeni Türk Restoranı burası; adı İstanbul Restoranı. Adresini tam hatırlayamıyorum ama Ivan Franko Üniversitesi’ni solunuza onun karşısındaki müthiş parkı sağınıza alınca dümdüz ilerleyin sağınızda Posta Teşkilatı Binası kalacak burayı da geçince sorarsanız sanırım bulabilirsiniz. İşleticisi Yalova Belediyesi’nden emekli bir abimizdi yanlış hatırlamıyorsam. Bir gece kulübünün içindeki İstanbul Restaurant ve Bar ile karıştırılmasın. Çok acıktığım bir akşam kendime bir ziyafet çektim yalan yok, bağışlarsanız burada da bir tabak köfte fotoğrafı paylaşayım, gerçekten evimdeymişim gibi hissettim. Menemen, çoban salata gibi seçenekleri de bulabilirsiniz.

Lviv, İstanbul Restoran

Lviv, İstanbul Restoran

Ivan Franko Üniversitesi alttaki resimde sağda; Ukrayna’nın en eski ve öğrenci kapasitesi bakımından en büyük üniversitesiymiş, hemen karşısında büyük bir park var, yakınlarında kalıyorsanız sabah sporu için müthiş bir yer.

Ivan Franko Üniversitesi, Lviv

Ivan Franko Üniversitesi, Lviv

Aşağıdaki resim Potocki Sarayı’ndan, içeride bizim Dolmabahçe Sarayı’ndaki gibi saray objelerini görmek mümkün, resim ve heykele ilginiz varsa da eşsiz bir koleksiyon da burada sergileniyor. Aşağıda birkaç tablo ve Leonardo da Vinci’nin hocası Floransalı meşhur heykeltraş Andrea del Verrocchio’nun bir eserini paylaşıyorum. Saraya giriş 20 Grivna tüm bölümleri gezmek isterseniz 30 Grivna.

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Potocki Palace, Lviv

Leonardo da Vinci'nin hocası Andrea del Verrocchio 'nun eseri, Potocki Palace

Leonardo da Vinci’nin hocası Andrea del Verrocchio ‘nun eseri, Potocki Palace

Lviv, başta belirttiğim gibi güzel bir şehir. Paranızın kıymetli olduğunu burada hissedebilirsiniz. Unutmadan eklemek isterim; Lviv Havalimanı‘nda bir sorgu odası mevcut, biz bir arkadaş grubu olarak gitmiştik ve pasaportumdaki diğer ülke vizelerinden, giriş çıkışlarımdan mı bilemiyorum pasaport polisi sadece gelişi amacımı sordu ve beni fazla yormadan kaşeyi basmıştı ama bazı arkadaşlarımı sorgu odasına yönlendirmişti. Otel konaklama fişinizi ve dönüş biletinizi gösterir ekran görüntüsü ya da çıktıyı elinizin altında bulundursanız iyi olur.

Son not olarak şunu ekleyeyim; Lviv’de şehrin çeşitli yerlerinde açık hava pazarlarını göreceksiniz, ben gidememiştim ama sanırım opera binasının arka tarafında açılan pazar en bilineni imiş ve buradan bal alınması tavsiye edilmişti. Anlattıklarına göre propolisi bu kadar zengin bir başka bal daha yok, galiba rus arılarının bir marifeti imiş bu da. Opera Binası demişken, ilk gece bu binanın altındaki bir canlı müzik mekanını keşfetmiştim; heyecanlı, pop-rock müzik yapan genç bir grup vardı içeride ve servis yapan garson kızlar da oldukça sıcaktı. Güzel bir gece geçirmek isterseniz tavsiye ederim. Gece diskoda hoplamak zıplamak isterseniz -şık bir kıyafetle ve en fazla 2 kişi gittiğinizde girebileceğiniz- Fashion Club ve kim olduğunuza pek bakılmaksızın girebileceğiniz Metro Club’ı önerebilirim. Metro Club‘da yabancılık çekmezsiniz, içerisi Türk’ten geçilmiyor. Fashion Club şehir merkezinde, Metro Club şehir merkezinden taksi ile 60 Grivna (3 USD kadar). Taksiye binmeden ücreti konuşursunuz 🙂

Mustafa Bahadır ÖRNEK

Son 8 yılda 26 ülkede 51 şehir görmüştür. En büyük tutkusu haline dönüşen seyahatlerinde, tuttuğu notlarını paylaşmak ve az da olsa yola çıkacaklara tavsiyelerde bulunmak üzere bu sayfayı açmıştır. Seyahatleri dışında, zaman zaman da olsa fotoğraf çekmekten, çevre ile ilgili yazılmış makaleleri okumaktan keyif alır. Estonya e-vatandaşıdır. Küçük bir alan adı portföyü vardır: sadecepansiyon.com, superfiyata.com, halalbooking.net bu portföyde yer alır.

2 Comments

  1. Harika anlatmışsınız deneyimlerinizi. Teşekkür ediyorum. Gezi blogu yapmaya nasıl başladınız? Ben de bir blog oluşturmak istiyorum ve anılarımı hem kendim için hem de isteyenler için paylaşmak istiyorum.

    • Merhaba, nezaketiniz için çok teşekkür ederim ve geciken cevabım için bağışlayın lütfen. Blog sitelerinde yaygın olarak wordpress içerik yönetim sistemi kullanılıyor biliyorsunuz. Ben de gezdiğim yerlerle ilgili tuttuğum notlarımı ve fotoğraflarımı wordpress üzerinde ücretsiz bir temada (WordPress Fashionista) yayınlıyorum. Blog sitesi açabilmeniz için ayrıca bir alan adı tescil etmeniz ve web alanı satın almanız gerekiyor. Yardımcı olmamı isterseniz facebook bağlantım üzerinden yazabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir